SU hakkında bilmediklerimiz!

Hayatımızın, bizlerin var olmasındaki en önemli etken.
Tarih boyunca medeniyetlerin en güçlü silahı, yeri gelince savaş sebebi.
Metabolizmamız için olmazsa olmaz, yaşamımızın kaynağı SU . Özellikle sıcaklarda minimum 3 Lt su tüketilmesi gerekmektedir. En başta küçük çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olan kişiler direk olarak risk altındadır.
Vücut aldığı sıvı miktarından daha fazlasını kaybettiğinde normal fonksiyonlarını yürütmek için yeterli suyu bulamaz. Bu duruma dehidrasyon ya da dehidratasyon adı verilir. Vücut kaybettiği suyu alamadığında dehidrasyon kaçınılmaz olur. Dehidratasyonun yaygın nedenleri arasında yoğun ishal, kusma, ateş veya aşırı terleme yer alır. Sıcak havalarda ya da egzersiz sırasında yeterli su içilmemesi de dehidratasyona neden olabilir. Herkeste görülebilmesine rağmen küçük çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan kişiler için daha riskli olmaktadır.

single_content_01_v01

Peki susuzluğumuzu nasıl ölçümleyebiliriz?
1. Ağızda kuruluk ve yapışkanlık
Susuz kaldığınızda tükürük üretiminiz düşer bu nedenle ağız kuruluğu ve içi yapış yapış kötü hissetmemizi sağlar. Ve oluşan bakteriler yüzünden ağız kokusu oluşur.
2. Uykulu veya yorgun olma ve mutsuzluk , enerjisiz ruh hali
Vücut susuz kaldığında olarak bazı organlara kan pompalamayı bırakır. Bu nedenle özellikle kaslarınız daha yavaş çalışmaya başlar. Uykulu , bitkin ve mutsuz hissedilmesini sağlar.
3. İdrarının koyu renkte olması
İdrar sağlığımızla ilgili özellikle su tükemimizle iyi ipucu verir. Eğer günde yeterli miktar su içiyorsanız idrarınız açık renkte olur. Koyu sarı ve turuncu renkler ise vücudunuzun susuz kaldığının işaretidir.
4. Baş ağrısı
Baş ağrısının susuzlukla direkt bir bağlantısı bilinmemekle birlikte, uzmanlar vücudunuz su kaybına uğradığında kan basıncının düşerek beyne daha az kan gittiğini, bu nedenle beyne daha az oksijen ulaşarak baş ağrısına sebep olabileceğini belirtiyor.
5. Kuru bir cilt
Sağlıklı, cam gibi saydam ,ışıl ışıl bir cilt için yine su tüketimi önemli. Vücudunuzda depolanan su azaldığında, kalan su hayati fonksiyonlar için kullanılırken, geriye en son deriniz kalır. Ve sonuç kupkuru bir cilt…
6. Yemekten sonra tokluk hissinin oluşmaması.
Susuzluk ve açlık hissi beynimizde aynı noktayı uyarır. Bu nedenle ikisini birbiriyle karıştırmak çok kolaydır. Eğer yemekten sonra hala aç hissediyorsanız muhtemelen vücudunuzun suya ihtiyacı vardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir