Nazilerin Elinden Öyle Bir Şey Kaçırdı Ki…

Çoğu insan ona İngilizlerin Schindler’i diyor. 1909 yılında Londra’da dünyaya gelen ve “Sör” unvanına sahip olan Nicholas Winton, o kadar büyük bir şeyi yıllarca eşinden dahi gizlemeyi başarmış ki yazıyı okuduğunuzda hayret edeceksiniz.

Londra doğumlu olan Winton’un annesi ve babası Yahudi asıllıdır. Winton doğmadan önce de İngiltere’ye taşınmışlardı. Ailesi Nicholas’ın Hristiyan bir çocuk gibi büyümesini istiyordu ve onu vaftiz ettirdi. Alman-Yahudi karışımı soyadları olan Wertheim’i değiştirmek isteyen aile, İngiltere’ye taşındıktan hemen sonra Winton olarak soyadlarını da değiştirdiler.

_83986802_1287491

İngiltere’de büyüyen ve meslek olarak borsacılığı seçen Nicholas Winton, Hitler‘in Almanya’da yükselmeye başladığı dönemde İsviçre’ye tatile gitmeyi planlıyordu. Bu fikrinden bir süre sonra vazgeçen Winton, Prag‘a seyahat etmeye karar verdi. Aslında bu karar değişikliği bir çok insanın da hayatını değişltirecekti ve Winton henüz bunun farkında değildi. Prag’da bir adamla tanışan Winton, adamın kendisinden yardım talebini geri çeviremedi. Adamın adı Martin Blake‘di.

Bu tanışma aslında Winton’un ve bir çok insanın kaderini değiştirecekti. Bu tanışmadan kısa bir süre sonra Winton bir dernek kurdu. Prag’ın merkezinde Vaclac Meydanı‘da kaldığı otelde derneğin temellerini attı. Derneğin amacı Almanlar tarafından tehdit altında olan Yahudi çoçuklara yardım etmek ya da hayatlarını kurtarmak için gizli faaliyetlerde bulunmaktı. shutterstock_543560827

Alman Nazilerinin Yahudiler üzerindeki korkunç baskısı artmıştı ve tarih 9 Kasım 1938 gecesini gösterdiğinde Yahudiler için unutulmayacak, kabus bir gece başlamıştı. Yahudilerin evleri ve iş yerlerine saldırılar düzenlenmişti. Bu korku dolu geceye verilen isim ise “Kristal Gece“dir. Bu geceden çok etkilenen Winton Yahudi çocuklar için Britanyalı yetkilileri ile yaptığı görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler nihayetinde 17 yaş ve altındaki çocukların İngiliz Hükümeti tarafından kabul edileceği sözünü aldı. Bu çocukların tek ihtiyacı olan güvenli bir ortamdı. Ve çocuklar eve dönebilmelerine olanacak sağlayacak kadar para kazanmaları onlar için yeterliydi. Winton en ince ayrıntısına kadar gelişmeleri aktarmış ve İngilizler’in hakkında şüphe bırakmamıştı.

Yalnız dönem çok karanlık bir dönemdi. Naziler tüm Avrupa’yı baskısı altına almış ve kontrol noktalarını kontrol edebildikleri her ülkede yerleştirmişlerdi. Winton’un karşılaştığı en büyük engel ise Yahudi çocukları Britanya’ya götürmek için Hollanda’dan binmeleri gereken feribottu. Kristal Gece’nin etkisi ve ünü dünyanın her tarafından duyulmasına ve bilinmesine rağmen Hollandalı sınır polisleri bu çocukları Almanya’ya geri yollama kararı almıştı.

namnBu gelişmenin ardından Winton hızlı bir şekilde Britanya hükümeti ile tekrardan bir görüşme yaptı. 669 Yahudi çocuğun dönemin Çekoslavakya’sı üzerinden Britanya’ya aktarılmasını konusunda Britanya Hükümetini ikna etmişti. 669 çocuk Çekoslavakya’dan Britanya’ya ulaştırılmıştı.

Bu sırada İngiltere’de yaşayan Winton’ın annesi ise Almanya’dan gelecek bu yahudi çocuklara bakacak aileler bulmak konusunda oğluna yardımcı oluyordu.

Yalnız her şey bu kadar güzel de devam edemedi.. 250 çocuktan oluşan bir grup oluşturulup Prag üzerinden 1 Eylül 1939 tarihinde Britanya’ya gitmesi planlanmıştı. Bu sırada Hitler Polonya’yı işgal etti ve II. Dünya Savaşı’nı başlattı. 250 çocuk bu gelişmelerin ardından asla Britanya’ya ulaşamadı. Trene binmesi planlanan o çocuklardan sadece ikisi hayatlarını kurtarabildi.

barn

Mütevazi bir insan olan Winton yaptığı bu işlerden yıllarca evli kaldığı eşine bile söz etmemişti. Eşi Grete bu olaylardan 50 sene sonra tavan arasında bulduğu bir not deftetiyle öğrendi. Bu gelişmenin ardından not defterinde Winton’un kurtardığı çocukların isimleri ve fotoğraflarıyla karşılaşan Grete duygu dolu anlar yaşadığını belirtti.alla_sitter

Grete, bu büyük fedakarlık hikayesi için bir şey yapmaya karar verdi ve bir gazeteciyle temasa geçip not defterini ona ulaştırdı.

Winton bu sebepten dünyaca ünlü İngiliz kanalı BBC’de yayınlanan bir programa davet edildi. Bu fedakar adamın bilmediği şey ise çevresinde oturan davetlilerin hepsinin aslında Winton’un Naziler’den kurtardığı o çocuklar olduğuydu.

shutterstock_227413159Winton bu haberlerin duyulmasının ardından, 28 Ocak 2014 tarihinde Çekya’nın devlet düzeyinde en yüksek onur nişanı olan “Beyaz Arslan Nişanı” ile ödüllendirildi. 2015 yılına geldiğimizde ise 106 yaşındayken hayata son kez gözlerini yumdu.

 

İşte Sör Nicholas Winton’ın hayatını kurtardığı çocuklarla bir araya geldiği ve tüylerinizi diken diken edip gözlerinizi dolduracak o televizyon programı;

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir