Havaalanlarında sevgi vardır. Birbirine sarılan insanlar vardır. Kavuşmalar, uğurlamalar vardır.

Havaalanlarında sevgi vardır.
Birbirine sarılan insanlar vardır.
Kavuşmalar, uğurlamalar vardır.
Ama bu kez farklı oldu, Yine yandı canımız, yine üzüldük ve yine kaybettik pek çok güzel insanı… Başımız sağ olsun!..

Olay esnasında Atatürk Havalimanında bulunan Ekşi Sözlük yazarı ready for departure,yaşananları birebir şöyle anlatmış…
Kaynak: https://eksisozluk.com/entry/61426008
Uçuşa gitmek için havaalanına dış hatlar terminali güvenlik kontrol noktasından girdim. Kontrolden sonra eşyalarımı toplayıp çantama koydum ve ekip odasına doğru yürümeye başladım. 15-20 metre gitmiştim ki insanların iç hatlar terminalinden bana doğru koştuklarını gördüm. Öncesinde silah ya da bomba sesi duymadım. Kavga oluyor sanırım diye düşündüm ama koşan insan sayısı o kadar fazlaydı ki silah ihtimalini düşünmeye başladım. Derken dış hatlar araç kiralama kiosklarının olduğu çıkış kapısında bir patlama oldu. Burada gördüklerimi yazmak istemiyorum. Sonrasında giriş yaptığım güvenlik noktasına doğru koşarken bi ara gözüm dışarı kaydı ve yerde yatan 5-6 kişi görebildim.
Bu sadece benim kısıtlı görüş alanımda görebildiğim kadarı. Koşarken kendimi atacak bir yer aradım, çünkü bu tip saldırılarda bir tane bomba patlamaz. Birkaç yerde eş zamanlı ya da arka arkaya bomba patlatılır. Bunu düşünürken o binada her yerin bomba ile tuzaklanmış olabileceğine artık o sersem kafayla karar verip geldiğim yerden çıkmaya karar verdim. Ama dışarıda yatan insanları görünce dışarısının da güvenli olmadığına karar verip kendime en çok nerede korunak sağlayabilirim diye düşünerek x-ray cihazlarının oradaki polis kulübesine girmeye karar verdim. Sonra x-ray cihazlarının oraya vardığımda orada kolu bacağı yaralanmış insanları gördüm ve hemen oradaki polis kulübesine sığındık. içinde polis yoktu.
Güvenlik görevlileri zaten fena halde panik, ağlayanları mı ararsınız, amaçsızca koşuşanlar mı… Sırtımızı kulübeye dayadıktan sonra herkesin bavullarını ve çantalarını toplayıp önümüze yığınak yaptım olası bir diğer patlamada kalkan vazifesi görmesi için. Hemen sonra bir kabin memuru arkadaşımı daha gördüm bacağından yaralanmış. Siper aldığım yerden çıktım onu getirmek için, iyi olup olmadığını sordum, kocam almaya geliyor dedi. İyi hadi gel geçelim kocan gelene kadar şuraya diyecektim ki cümlemi bitiremeden bir bomba daha patladı dibimizde. Tam patlama yerini kestiremiyorum, ya 4-5 metre arkamızdaki x-ray cihazında ya da sırtımızı dayadığımız polis kulübesinin duvarının arkasında oldu ama dibimde patladığını iliklerime kadar hissettim. Ortalık birden toz duman oldu zaten, kulübedeki bütün sandalyeler x-ray cihazı ve etrafındaki bütün edevat darmadağın bir şekilde etrafa saçıldı.
Bakın arkadaşlar, bu kısmı açıklamakta gerçekten zorlanıyorum. Orada bulunan bütün insanlar yara almadan sağlam bir şekilde dışarı attık kendimizi. Kimseye bir şey olmadı hala inanamıyorum. Bende bir tane çizik bile yok. Yemin ederim, bombanın patlamasının değil, benim oradan sağ salimi de geçtim çiziksiz kurtulmama inanamıyorum. Dışarı çıktığımda yerde yatan insanları gördüm ve kapalı otoparka attım kendimi. Bu entryi de orada yazdım alelacele. Sonrasında da geçen bir arabayı durdurup atladım (çok teşekkür ediyorum o duran arkadaşa da, allah razı olsun) ve havaalanından çıktım.
Şimdi evdeyim.

single_content_01_v01

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir