Evliliğin Tarihi

Evlilik, iki kişinin aile ya da birliktelik kurmak üzere toplumsal kanun ve kuralların izin vereceği şekilde maddi ve manevi bir araya gelmesidir.

Evlilik, daha çok karşı cinsle birlikte yapılan bir eylem olmasına rağmen aynı cins kişiler arasında da mevcut. Tarih boyunca toplumlara göre değişen evlilik kuralları olagelmiştir. Genel olarak evlilik, soyun veya ailenin devamını sağlamak amacını taşır. Diğer bir deyişle evlenen bireylerden çocuk sahibi olmaları beklenir. Her ne kadar günümüzde bazı çiftler çocuk sahibi olmayı reddetse de çocuk sahibi olmak, neredeyse bütün toplumlarda toplumun yapıtaşı olarak görülmüştür.

İnsanoğluyla beraber aynı yaşta olduğu kabul edilen evlilik kurumu semavi ve diğer birçok dine göre Adem ile Havva’nın birlikteliği ile başlar. Ancak bilinen en eski evlilik sözleşmesi Antik Mısır’dan kalan papirüs üzerinde bulunmuştur. 

Sözleşmede, boşanma durumunda erkeğin kadına belirlenen miktarda para ödeme şartını koşuyor.

Babil’de erkekler kadınları denemek üzere onlarla birlikte yaşabiliyorlardı. Ancak resmi olarak evlenme anne ile babanın istemesiyle olurdu. Evlenme çağındaki kızlar babaları tarafından şehirlere götürülüp evlenmek isteyen erkeklere gösterilirdi.

Antik Yunan’da evlilik iyi işleyen bir kurum olmasına rağmen erkekler kadınlara, kadınların onlara olduğu kadar sadık değildi. Yunanlılar için evlilik aşktan önce gelen bir şeydi.

Eski Yahudilerde evlilik, dini değil ev içi bir gelenekti. Bu yüzden Yahudi bir din adamının nikah kıyması gerekmiyordu. Kadının kocasına bakması ve aynı zamanda kocanın da karısına bakması beklenirdi. Boşanan çiftlerin kadın başka biriyle evlenmediği sürece yine birlikte olmaları beklenirdi.

Hristiyanlarda evlilik, önceleri tamamen dinin kontrolü altındaydı. Farklı din ve mezheplere sahip kadın ve erkeklerin evlenmesi yasaktı. Fakat, sivil nikah yaygınlaşmaya başlayınca farklı mezhepten hatta dinden insanlar arasında da evlilikler ortaya çıkmaya başladı. Katolik inancına göre eşler arasındaki sorunlar ne kadar çok olursa olsun boşanmak yasaktır. Aynı şekilde Anglikan kilisesi de boşanmayı kabul etmez.

Müslümanlar arasında evlilik kutsal bir kurum olarak görülür. Müslüman erkeklerin dörde kadar kadınla evlenmelerine izin verilir. Kadın erkeği boşayabilir ancak kadın tek taraflı olarak erkeği boşayamaz. Kadının erkeğe, erkeğin de kadına karşı sorumlulukları bulunur.

Türkler arasında da evlilikler ilden ile ya da boydan boya değişebiliyordu. Orta Asya Türkleri arasındaki ilk evlilikler toplumun bağlı olduğu dini ve toplumsal değerlere göre yapılırdı. Kam ya da şamanlar evliliğin gerçekleşmesinde rol oynar, çiftleri ev ya da çadır sahibi yapardı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir