BEYİN ile ilgili bilmediklerimiz…

Sol Yarıdan Sağ Yarıya Beynin Sırları

Son zamanlarda yazılı ve görsel basında beynimizin çalışma şekli pek bir irdelenir oldu. Tüm kişisel gelişim uzmanları verdikleri seminerlerde bu konuyu işliyorlar ve ben de hayatla ilgili tüm düzenlemelerimize yön veren beynimiz ile ilgili ufak bir araştırma yaptım. Beyin hiç şüphesiz insan vücudunun en mükemmel parçalarından biri, eskiden tamamen kapalı bir kutu gibi görülürken, her geçen gün yapılan araştırmalarla sırları keşfedilmeye devam ediyor. Bence Anatomik yapı olarak da hayli ilginç bir yapısı var. Vücudumuzdaki oksijenin ve kanın yüzde yirmisini kullanan; en yağlı organımız. Yüz bin mil uzunluğunda damar, yüz milyar sinir hücresiyle donatılan beynimiz bizim hatırlama merkezimiz. Tek kelimeyle MUHTEŞEM bir yapı…

Biyolojik yapısı incelendiğinde ise beynimiz bir köprü ile birbirine bağlı iki yarım küreden oluşuyor.

*Sol Yarı Küre mantık evi olarak kabul edilirken, karar verme, sayılar, ölçme, değerlendirme, düşünceler, hesaplar sağ bölümün kontrolünde yönetiliyor. Koruyucu, tutucu ve savunucu olduğu söyleniyor. Sol beyni kullanan kişiler daha çok geçmişte yaşayan, kontrolcü, sert, keskin mesafeli ve katı kurallarının olması özelliklerini taşıyormuş. Sol beyin ‘fakat’ ve ‘eğer’ kelimelerini çok kullanırmış ve bu da hemen karar vermemeyi temsil ediyor, Sol yarım küre Garanticiymiş, risk almayı sevmez sürprizlerden hoşlanmazmış. Benmerkezci eğilimi ağır basarmış. Bu özelliklerden sol yarım küreyi daha çok erkeklerin kullandığını hemen anlaşılıyor.  Erkeklerin sol beyinleri daha aktif çalıştığı için benmerkezci yanları ağır basar ve bu yüzden çoğu zaman kadınlarla çatışmaya girmelerinin nedeni de budur.

*Sağ Yarı Küre ise duygusallığı temsil edermiş ve duygusal alanlarla dolu olduğu için istekleri hemen olsun istermiş. Yaratıcılığa, seslere, renklere, hayal gücüne yatkınmış. Matematiksel düşünmek yerine taktik geliştirirmiş. Arzularını ertelemekten hoşlanmazlarmış. Sağ beyin sevgiye göre karar verir! Bu özelliklerden de anlaşılacağı gibi sağ beyin lobunu da daha çok kadınlar kullanıyor. Tüm detaycılığımız, ince düşüncelerimiz, sevgi gösterilerimizin karşılığında erkeklerin neden bu kadar düz olduklarına sinirlenmemek gerekirmiş çünkü erkeklerin yapısında bu yokmuş.  Erkekler konusunda bu veriler, biz kadınları ne kadar tatmin eder bilmem ama hem iş yaşamında hem de özel hayatımızda başarıyı yakalamak için aslında beynin iki lobunu da aktif olarak kullanmamız gerekiyormuş.

Bizlere dayatılan toplum öğretilerinde hep bir kısıtlama var ve bu durum insanoğlunun sınırlarını zorlayabileceğini hiçbir zaman desteklemiyor. Kişiler bırakın beynin sağ, sol kısmını kullanmayı kendi değerlerini bile farkında olamadan göçüp gidiyorlar bu diyardan. İnsanoğlu beyninden her organına kadar muhteşem bir özen ve dengeyle yaratılmış bir mekanizmadır. Önemli olan kendimizi kısıtlamamak,  daha geniş açılardan düşünmeyi öğrenebilmek ve disiplinli çalışabilmektir. Uzmanlar Beyni çalıştırma egzersizleri ile iki yarım küresinin de aktif olarak çalışabileceğini belirtiyorlar. Bu egzersizlerin en önemlisi kitap okumak çünkü kitap okurken beynin iki bölümünü de kullanarak çok ciddi bir egzersiz yapmış oluyoruz. Ülkemizde kitap okuma oranlarının bu denli düşük olması geleceğe umutla bakmamızı engelliyor. Oysa ki okumak insanı haz duymaya, zihnimizi süslemeye, karar verme yeteneklerimizi geliştirmeye, farklı açılardan bakabilmeyi öğretir, insanı farklı, erdemli kılar. Bu yüzden yeni yılda kendimize bir iyilik yapalım 2016 daha fazla kitap okuma hedefi koyalım ve uygulayalım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir